Sıkça Sorulan Sorular

Bu tamamen Türkiye’nin ekonomisiyle ilgili ne yazık ki. Türkiye’de iç piyasada ürünlerimize/hizmetlerimize daha evvel aldığımız ücretleri alamıyoruz. Bu bir süre daha böyle devam edecek.  İç piyasadaki satış miktarımızı arttırarak bu kaybı önlemeyi hedefliyoruz. Bununla beraber önemli artışı yurt dışı pazarlardan elde edeceğiz. Dış satış hedefimizi 5 yıl içinde o yüzden %80 olarak belirledik. Yurtdışında hem daha fazla gelir elde edebiliyoruz. Hem de yurtdışındaki firmaların ödeme disiplinleri iç piyasaya göre daha iyi.

İlk 5’e girmek ve %80 yurtdışı satışları konusunda hiçbir hedeften sapmamız yok. Bunu yakalayacağımıza inanıyoruz. İlk 5 konusu; organik büyümeyle yani kendi paramızı kazanıp buradan kazandığımız fonlarla dış pazarlarda yatırım yaparak dünya çapında ilk 5 şirket içerisine girmek mümkün değil. Birleşmeler, satın almalar yoluyla ve yatırım fonlarına erişmekle bu işi yapmak mümkün. Bu konuda da halen ümitliyiz.

 

Sektörü bilen arkadaşlar hatırlayacaktır, Centrify ile Thycotic birleşti. Dolayısıyla iki tane 100 milyon USD cirosu olan şirketten 200 milyon USD bir şirket oldular ve Dünyanın ikinci büyüğü konumuna geldiler. Bu tarz ortaklıklar birleşmeler olmadan sektörde global oyuncu olmak mümkün değil. Umuyoruz ki önümüzdeki senelerde önemli gelişmeler olacak.

Bu çok yenilikçi bir ürün. Bizim Marta AAA ürünümüz daha çok telekomünikasyon sektöründe kullanılıyordu. Marta AAA ürünümüzün pos cihazlarına uygulaması yeni. Böyle yenilikçi ürünler için herhangi bir yüzdesel rakam vermek mümkün değil, bunun için ürünün ve pazarın olgunlaşması gerekmekte.

Sektörün hem ülkemizde hem dünyadaki gelişimiyle ilgili. Özellikle yazılım ve siber güvenlik sektörünün önünde önemli fırsatlar var. Dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Yeni fırsatlar ortaya çıktıkça da yatırımcılarımızla şeffaflıkla paylaşacağız.

Yatırımcılarımız takdiri. Biz geçmiş yıllara göre en iyi kâr açıkladığımız 2021 sonu raporumuzdan sonra bile beklenen artışı görmedik. Bu bizim heyecanımızı kırmıyor. Çok iyi bir sektördeyiz. Piyasa değeri olarak çok kötü bir noktada olduğumuzu düşünmüyoruz. Şirket değerimizi artırmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz.

 

Yatırımcılarımızın para kazanmasını çok önemsiyoruz. Yatırımcılarımızın para kazanmasının, hisselerin değerinin bedelli/bedelsiz hisse vererek artırılmasına yönelik planımız yok. Performansımızı arttıralım, daha çok kâr edelim, daha çok pazar payımızı arttıralım yatırımcılarımız öyle kazansınlar istiyoruz.

Bizim birinci önceliğimiz iyi çalışanlarımızın olması. İkinci önceliğimiz ise ürünlerde rekabetçiliğimizi güçlendirecek farklılaşma yaratmak. İş hayatını film senaryosunu olarak düşünürseniz burada başrol oyuncuları ürün, müşteri bir de bunu yaratan çalışanlarımız. Bu üçüne çok önem veriyoruz.  Ürünlerimizin rekabetçi olması için ciddi çalışmalar yapıyoruz. Hem Telekom ürünlerimizde hem siber güvenlik ürünlerimizde üstün olduğumuz noktalarımız var bu üstünlüğümüzü daha da geliştirmek için çalışıyoruz. Örneğin PAM ürünümüzde multi-tenant denilen bir kurulumu birden fazla şirketin kullanabilmesi özelliğimiz.  Genel müdürümüzün üzerinde çok yoğun olarak çalıştığı yeni bir özelliği yakında piyasaya sunacağız. Davranışsal biyometri dediğimiz kişiyi sisteme girerken tanıyan, şifresi ne olursa olsun doğru şifreyi elde etse bile doğru kişi değilse onu devre dışı bırakabilen bir ürün üzerinde çalışıyoruz. Bütün bunlar ARGE’ye ayıracağımız fonlarla ilgili. Zaman zaman eleştiriler de alıyoruz, bu şirket niye bu kadar yüksek Ar-Ge harcaması yapıyor diye. Diğer global şirketlerin cirolarıyla baktığımız zaman daha Sar-Ge harcamasında küçük kalıyoruz. Biz de bu durumu daha çok çalışarak yetenekli ekibimizle farkı kapatmaya çalışıyoruz. Bu nedenle yenilikçilik konusu en önem verdiğimiz konulardan bir tanesi.

Daha henüz gerçekleşmeden bir şey söylemek yanıltıcı olacağı için dikkatli konuşmak istiyorum. Çabalarımız devam ediyor. Bize, Kron’a ve yatırımcımıza önemli katkılar sağlayacak, fayda sağlayacak birtakım gelişimlerin 2022 yılı içerisinde olabileceğini söyleyebilirim.

Küresel coğrafyanın her noktasında faaliyet gösteriyoruz. Bütün coğrafyalarda olmak kolay değil.  Az gelişmiş veya gelişmekte olan pazarlar yerine gelişmiş pazarlara yönelmek bu pazarlardaki Pazar büyüklüğüdür.  Siber güvenlik yatırımlarının %50’si Amerika’da geriye kalan %50’nin de yarısı yani dünyadaki toplamın %25’i Avrupa’da. Ondan sonra diğer ülkeler geliyor. Japonya, Avustralya gibi gelişmiş ülkeler de kalan bölümün yarısını alıyor. Dolayısıyla biz pazarın büyük olduğu yerde olmayı tercih ediyoruz. Diğer pazarları da tabii ki ihmal etmiyoruz. Güney Amerika’da da bu sene 1-2 kontratımız olacak.

<p>Siber saldırılar çok önem kazandı. 2021 için siber saldırıların globalde 6 trilyon dolar zarar verdiği düşünülüyor. Bu saldırılarla ortaya çıkan zararı bir sektör olarak düşünürseniz en büyük 3. Sektör durumuna gelmiş durumda. Dünyadaki siber güvenlik yatırımları 172 milyar dolar seviyesinde. Saldırıların verdiği zararla, zararı önlemeye yönelik yatırım arasında çok büyük bir fark var. Siber güvenlik yatırımları için çok ciddi bir artış potansiyeli mevcut. Bu zararı gören ve yaşayan insanlar/ şirketler/ ülkeler yatırımlarına devam edecekler.</p>

Genç yetenekleri kazanma çalışmalarında sürekli yeni sistemler geliştirerek konuyu canlı tutmamız gerekiyor. Burada bir pozitif gelişmeyi de belirtmek isterim. Talep bu kadar artınca üniversitelerde bu alanlara olan tercih çok arttı. Yani ilerdeki yıllarda yetenekli iyi yetişmiş mühendisleri bünyemize katmak daha kolaylaşacak. Bir örnek vereyim; Sabancı Üniversitesi’nde bir bölümden diğerine geçişler çok esnektir.  Sabancı Üniversitesi’ne girenlerin %50’si bölüm değiştirerek Bilgisayar Mühendisliğini tercih ediyorlar. Bu gençlerin yarısı da siber güvenliği tercih ediyorlar.  Talep arttıkça arz da artıyor diyebiliriz.  Şu anda bizim bir numaralı önceliğimiz en iyi mühendislerle çalışmak. Bu arkadaşlarımızı muhafaza edemezsek veya yeni yetenekler kazanamazsak globaldeki hedeflerimize ilişkin iddiamızı sürdüremeyeceğimizin bilinci ile hareket ediyoruz.

Bizim iki tane hedefimiz var. Bir tanesi bizi tanıyan, ürünü tanıyan, yüksek verimlilikle çalışan tecrübeli arkadaşlarımızı bünyemizde tutmak. İkincisi ise genç yetenekleri bünyemize katmak. O konuda çok iddialı bir programımız var. Unicorn programı. Daha 3.sınıftayken bu arkadaşları belirleyip uzun soluklu stajlar (part-time çalışma) teklif ediyoruz. Bu yolla onları erken tanıyıp çok iyi üniversitelerden yetişmiş arkadaşlarımızı bünyemize katıyoruz. Genç yetenekleri kazanma çalışmalarında sürekli yeni sistemler geliştirerek konuyu canlı tutmamız gerekiyor.

Bu konu bütün dünyada ciddi bir sorun olarak ortaya çıktı. IT dünyasında ihtiyaç giderek büyüyor. Özellikle dijital dönüşüm ile artık sadece teknoloji şirketlerinde değil tüm sektörlerdeki şirketlerde Yazılım/enformasyon/bilgi teknolojileriyle ilgili çalışanlara, mühendislere ihtiyaç duyuluyor. Bu büyük talep ne yazık ki Türkiye’de çok aleyhimize çalışmaya başladı. Özellikle Türk lirasının değer kaybetmesiyle beraber mühendislik iş gücü daha ucuz hale geldi. Artık yabancı şirketler mühendisleri evinden veya küçük bir yerel ofisten dünyanın herhangi bir noktasındaki şirketleri adına çalıştırabiliyor. Biz de bu konuyla ilgili çalışmalarımıza yoğunlaştık. Bunlardan biri de sadakat programlarımız. Sadakat programlarımızı güçlendirdik. Nitelikli ve uzun süredir bizimle çalışan arkadaşlarımız arasından çok fazla kaybımız olmuyor.  Riskli grup daha şirketi tam olarak benimsememiş orta kademedeki mühendislerimiz. Onlar maddi konulardan daha fazla etkileniyorlar. Onları da sadakat programlarıyla bünyemizde tutuyoruz.

Bizim iki tane hedefimiz var. Bir tanesi bizi tanıyan, ürünü tanıyan, yüksek verimlilikle çalışan tecrübeli arkadaşlarımızı bünyemizde tutmak. İkincisi ise genç yetenekleri bünyemize katmak.

Duran varlıklarda görülen artış, Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’nda bu yıl zorunlu tutulan değişiklikten dolayı ortaya çıkmıştır. UFRS’ nin 16 maddesi gereğince 1 yıldan uzun vadeli kiralama kontratlarının maddi duran varlıklar içerisinde yer alması gerekmektedir.1 yıldan uzun süreli Türkiye ve yurt dışı kira kontratlarımıza bu maddenin uygulanması sonucunda söz konusu duran varlıkla ilgili artış ortaya çıkmıştır.
Şirketimiz 2019 ilk çeyrekte önemli bir duran varlık alımı yapmamıştır.

Kron Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. hisse senetleri (KRONT) Borsa İstanbul’da (BIST) işlem görmektedir.

Kron Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş hisse senetleri 27/05/2011 tarihinden bu yana BIST’te işlem görmektedir.

Yatırımcı İlişkileri Müdürlüğü’ne e-mail yoluyla yatirimci@kron.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.